Mezheb ve Hadis

Categories: Genel

Mezheb bir gemi, hadisler ise denizdir. Gemiyi reddeden denizde boğulur.

Bazı hadisler yorumu gerekli kılıyor. Mezheb tanımayan nasıl yorum yapacak? İmam Muhammed helal ve haram hakkında iki yüz bin mesele halletmiş iken, Ebu Hanife altmış bin mesele çözmüş iken, mezheb tanımayan hangi mesele hakkında hüküm verebilir veya verdiği hükme ne kadar itibar edilir.

Bazı hadislerin sıhhati hakkında, bazılarının yorumu hakkında ve bazılarının da neshedilmiş olması hakkında ulemaya müracaat gerekli oluyor. Bazı hadisler alimin yorumunu gerekli kılıyor. Mesela: “Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır.” hadisi hakkında ulema şöyle diyor: “Bu sıvı içkiler için geçerlidir. Katı olan esrar ve afyon gibi sarhoşluk veren şeylere gelince bunların azı haram değildir ve kendileri necis de değildir. Nitekim ilaç sanayiinde kullanılır ve necis denmez.” Böyle bir tesbit avamın yapacağı bir iş değildir. İslam fıkhına vakıf olan alimin yapacağı bir tesbittir.

Haramda şifa yoktur hadisi hakkında da ulema şöyle diyor: “Haramda şifa yoktur demek şifa varsa haram değildir demektir.” Mesela zaruret anında şarap ve domuz eti yemekte beis yoktur. Bunu da bize bildiren fukahadır. Hadis okuyan avamın nazarı bu yerlere çıkamaz. Bu konuda İbn-i Abidin şöyle diyor: “Haramda şifa olduğu bilinir; başka ilaç da bilinmezse tedaviye ruhsat verilir. Nasıl ki susuz kalan bir kimseye şarap içmek için ruhsat verilmiştir.” demişlerdir. Fetva buna göredir. Nitekim zaruret anında ölü eti yemek, şarap içmek bu kabildendir. (İ. Abidin 1. Cilt, 316.- 317. Sh.)

Neshedilen hadislere misal şu hadis-i şeriftir: “Cenazeyi gördüğünüz vakit ona ayağa kalkın! Sizi geride bırakıncaya veya yere konuluncaya kadar ayakta kalın.” Bu hadis, Ebu Davud ile İbni Mace’nin, İmam Ahmed’in ve Tahavi’nin birçok yollardan Hz. Ali’den rivayet ettikleri “Rasulullah (s.a.v.) ayağa kalktı. Sonra oturdu.” hadisi ile neshedilmiştir. Müslim de bu manada bir hadis rivayet etmiş ve “Vaktiyle var idi. Sonra neshedildi.” demiştir. Münye şerhi. (İ. Abidin 3. Cilt, 480. Sh.)

El-Hasıl: Ulema ile avam arasındaki tek fark sadece hadis ezberlemek değildir.

*Mezhep gözlük mesabesindedir. Bir dürbündür.

Göremediğini gösterir. Gerçeği gösterir.

Kur’an ve sünneti net gösterir.

Kim sana gözlüğü at diyorsa bil ki, o senin net görmeni istemiyor.

Hanefi Akıl

Hanefi mezhebinde İslamın hükümlerinin özüne ulaşılmış, mantıklı ve tutarlı izahlar yapılmıştır. Mesela İslam beş şeyi korumak için gelmiştir. Avam-ı nasa gizli kalan mantığı ve ruhu Hanefi fukahası tarafından keşfedilmiştir. Bu meselede deryadan damla olarak şu misaller verilebilir.

-Gusülde gözün içi yıkanmaz. Zira göze cünüblük sirayet etmez. O halde cünübün Kur’an’a bakması caizdir.

-Gusülde ellerin ve ağzın yıkanması farzdır. Zira bu azalara cünüblük sirayet eder. O halde cünübün Kur’an’a el sürmesi ve okuması haramdır.

-Abdestsizin ağzını yıkaması farz değildir. Zira abdestsizlik ağıza sirayet etmez. O halde abdestsiz kimse Kur’an okur.

-Abdestsizin ellerini yıkaması farzdır. Zira abdestsizlik ellere sirayet eder. O halde abdestsiz kimse Kur’an’a dokunamaz.

Ebu Hanife’nin içtihadları yazıldı. İzahlarının çoğu yazılmadı. Eğer alimleri ikna ederken söyledikleri yazılsa idi bütün ümmet Hanefi olurdu.

Ebu Hanife hükmün illetini, hikmetini ve hangi kaideye dayandığını tesbit ediyor. Emir ve yasakların temelindeki manaları keşfediyor. Bunu da Allah vergisi olan zekası, aklı ve ilim gücü ile yapıyor.

Hanefi mezhebinde ince ayrıntılar ve hassas nükteler sağlam ölçülerle takip edilmiştir. Aklı ve vicdanı ikna eden deliller konulmuştur. Mesela İftitah tekbiri şart mıdır rükün müdür? Buna göre değişen hükümler vardır. Mesela mest üzerine mesh hakkında; mestin hadesin ayağa sirayetine mani olma özelliğinin olduğunu izah etmesi, hükümlerin mantığını beyan eden konulardandır. Mesela abdest alırken önce el sonra ağız sonra burun yıkanmasındaki hikmet suyun test edilmesi ve abdestin temiz su ile alınmasının sağlanmasıdır. Yani eli yıkarken suyun rengi, ağzı yıkarken tadı, burnu yıkarken kokusu test edilir. Sudaki necaset rengi, tadı ve kokusundan anlaşılır.

Rasulullah (s.a.v.): “Kaçırdığınız rekatları kaza ediniz.” buyurdu. Tamamlarsa vitire son rekatta yetişen iki defa kunut okur. Kunut, bir namaz içinde tekrar edilemez. (Mebsut 1. Cilt, 338. Sh.)

Bu meseleler müçtehid aklı ile çözülebilen konulardır.

Bu mezhebde, vahiyle bildirilen meselelerden gelen manalar esas alınarak hükümler çıkarılır ve bu hükümler vahiy ile bildirilmeyen konulara tatbik edilir.

(Cevher İnci Altın)

Abdullah ÖZTÜRK

Bir yanıt yazın