Hicret ve Tevhid

Categories: İlim

Fil senesi Hz. Muhammed’in (s.a.v.) doğduğu senedir.

Ashabı kiram, İseviler gibi onun doğduğu seneyi milad yapabilirlerdi.

Fakat İslam’ın ruhuna uygun olan hicretin esas alınmasıdır.

Bu din tevhid üzerine geldi.

Şahıs merkezli değil olay merkezlidir.

Şahısları değil olayları merkeze alınır.

Hicret ile İslam devlet oldu.

Medine’de medeniyet doğdu.

Tevhid dini İslamiyet, kişinin dünya ve ahiretini kurtaran tek doğru adrestir.

İçki ve uyuşturucu kullanmadan bu dünyanın yaşanabilir olduğunu gösteren tek din İslam’dır.

İçki ve uyuşturucu kullanmadan huzurun ve mutluluğun mümkün olduğunu gösteren tek din İslam’dır.

İçki içmeden, aklı uyuşturmadan, gelecek endişesi ile yeise düşmeden bu dünyada yaşanacak yegane din İslam’dır.

Allah var demekle müslüman olunmuyor.

Allah var demek müslüman olmak için şart koşulmuyor.

Lailahe illallah demek şart koşuluyor.

Zira Mekke müşrikleri olsun hıristiyan müşrikler olsun hepsi Allah var diyor.

Fakat Allah’dan başka ilahlara da inanıyorlar.

Bu filtreleme sayesinde kafirler İslam’ın dışına atılıyor.

Yine şehadet getirirken Muhammed Rasulullah yerine,

Muhammeden abduhu ve rasuluh kelimeleri ile İslama girilir.

Zira sadece Rasul dersek onun kul olduğunu unutabiliriz.

Kötü örnek olarak hıristiyanlar karşımızda duruyor.

Sadece kul dersek o zaman saygıda, hürmette kusur edebiliriz.

Kötü örnek olarak yahudiler karşımızda duruyor.

O, hem kuldur hem Rasul.

Abduhu ve Rasuluhu ölçüsü istikamet için şarttır.

Hem şirkin önünü keser.

Hem küstahlık ve kibirin yolunu kapatır.

Peygamber abddir, ilah değildir, şirke düşmeyin.

Peygamber rasul’dür. Allah’ın elçisine saygılı olun.

(Cevher İnci Altın)

Abdullah ÖZTÜRK

Bir yanıt yazın