Allahu Teala (c.c.) şöyle buyuruyor: “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik, yüklenmekten çekindiler, Onu insan yüklendi. Şüphesiz o, çok zalim, çok cahildir.” (Ahzab: 72.)
Semavata, arza ve dağlara teklif edilen emanet, ehemmiyetine binaen kelamı ezelide zikrediliyor. Göklerin, yerin ve dağların çekindiği emaneti insan hiç çekinmeden, korkmadan, düşünmeden kabul etti. Teklifin sorumluluğunu üstlendi. Kainatın en bedbaht varlığı olma riskini göze aldı. Risk ve kâr birbiriyle mebsuten mütenasib olduğu için o nisbette zirveye çıkması ve ala-yı illiyyine uçması da mümkün oldu. Ahseni takvimden esfel-i safiline kadar sukut ettiren bir macerayı kendi isteği ile kabul etti. Bu teklifi kabul eden insan gerçekten zalim ve cahildir.
*Emanet, tekliftir.
Teklif insanı mükellef kılar.
Neticesi mükafat veya mücazattır.
Teklif: Akıl ve irade ile olur.
Akıl, iyi ve kötüyü ayırt edicidir.
İrade, iyi veya kötüyü tercih edicidir.
Bazen akıl doğruyu ayırt eder, irade kötüyü tercih eder.
Bazen akıl günah ve zulümle bozulur, doğruyu ayırt edemez.
*Mahlukat, idrak edebilen ve edemeyen diye ikiye ayrılır:
İnsan: Hem külliyatı hem cüziyatı idrak edendir.
Melek: Külliyatı idrak eder. Cüziyatı idrak edemez.
Hayvan: Külliyatı idrak edemez. Cüziyatı idrak eder.
Hayvan yediği arpayı idrak eder. İşlerin nereye varacağını tefekkür edemez.
Melek külliyatı idrak eder. Yemek, içmek gibi lezzetleri idrak edemez.
Teklif külliyatı ve cüziyatı idrak edenlere yapılır.(Tefsir-i Kebir- Mefatihu’l- Gayb, Ahzab Suresi, 18. Cilt, 305. Sh.)
Akıl
Allahu Teala (c.c.) şöyle buyuruyor: “(Allah) pisliği (azabı ve rezilliği), akıllarını kullanmayanlara verir.” (Yunus: 100.)
Akıl, insanı Allah’a muhatap kılıyor. Teklif ve imtihan akıl sayesinde geliyor ve Allah akıllı insanı sorumlu tutuyor. İnsan aklı kadar sorumlu ve aklı kadar değerli oluyor. Aklı olmayan muhatap alınmıyor, kıymetsizleşiyor. Aklı olmayanın dini de olmuyor. Allah’ın hitabına ve teveccühüne insanı mazhar kılan akıl, ona en büyük şerefi kazandırıyor.
Böyle bir şerefe sebeb olan aklı ayaklar altında çiğnetme. Nefsin menfaatleri için onu dumura uğratma. Yoksa kınanır ve zelil olursun. Cezaya çarptırılırsın.
Cennet, aklını fıtratına uygun şekilde kullananların, cehennem ise aklını hatalı ve yanlış kullananların gideceği yerdir. Sonsuz hayatının başında onun belirleyicisi olarak akıl görünüyor.
Cennet, ahmakların, nadanların, cühelanın, süfehanın, eblehlerin, angutların, galat ve gabavet içinde olan gabilerin, embesillerin ve hebennekaların toplandığı bir yer değildir.
Elindeki cevheri muhafaza edemeyenleri, zayi edip yarı yolda kalanları cehennem bekliyor.
(Cevher İnci Altın)
Abdullah ÖZTÜRK








Bir yanıt yazın