İsyancılar kendisini şehid edeceği gün rüyasında Rasulullah’ın bizimle iftar etmek istemezmisin dediği Osman.
-İsyancılar kendisini şehid edeceği gün uyluğu görünmesin diye şalvar giyen Osman.
-İsyancılar kendisini şehid ederken, kanı okuduğu Kur’an sahifesine sıçrayan Osman.
-Kanının “Feseyekfîkehumullâh. (Onlara karşı Allah sana kafidir.)” (Bakara: 137.) ayetine sıçradığı şehid Osman.
-Rasulullah’ın kendisine: “Ya Osman! Belki Allah sana bir gömlek giydirir, münafıklar senden onu çıkarmanı istediklerinde onu, bana kavuşuncaya kadar sakın çıkarma.” diye tenbih ettiği Osman.
-İsyanı bastırmak için kendisinden izin isteyenlere: “Allah’ın katil kulu olmaktansa maktül kulu olmayı tercih ederim.” diyen Osman.
-İki nur sahibi anlamında, “Zi’n-Nureyn” lakabıyla anılan Osman.
-Tebük seferine çıkan Ceyş’ul-Usra diye anılan Güçlük ordusuna Ebu Bekir malının tamamını, Ömer yarısını verirken, bu ordunun üçte birini tek başına techiz ederek en büyük yardımı yapan Osman.
-Bu orduya üç yüz deve ile bin dinar veren, cömertliğiyle meşhur Osman.
-Rume kuyusunu yahudiden satın alıp Müslümanlara verip Rasulullah’ın övgüsüne mazhar olan Osman.
-Vitir namazında bir rekatta Kur’an’ın tamamını okuyan Osman.
-Müşrikler tavaf edebilirsin dediğinde, Rasulullah tavaf etmeden Kabe’yi tavaf etmem diyen Osman.
-Rasulullah’ın kendisi için: “Ey Allah’ım! Ben Osman’dan razıyım. Sen de razı ol.” diyerek duada bulunduğu Osman.
-Rasulullah’ın kendisi için: “Bundan sonra Osman’a işledikleri için bir sorumluluk yoktur.” diyerek müjdelediği Osman.
-Mescid-i Haram’ın çevresini genişleten Osman.-Mescid-i Nebi’nin genişletilmesine ihtiyaç duyarak onu yeniden inşa ettiren Osman.
-Kur’an’ı Hafsa’nın yanında bulunan mushaftan altı nüsha olarak çoğaltıp İslam merkezlerine göndererek dine en büyük hizmetlerden birini yapan Osman.
-Ya Osman-ı Zinnureyn! Sen ki edeb ve hayanın timsalisin. Lakabın Zinnureyndir. Seni reddedenler muta nikahı yapıp kirlendiler. Edepten ve hayadan uzaklaştılar. Damgalandılar.
Rasulullah (s.a.v.) minberden güçlük ordusuna (Ceyşü’l-Usre’ye) (Tebük’e gidecek orduya) bağışta bulunmaya teşvik ederken, Hz. Osman (r.a.): “Allah yolunda tam techizatlı 300 deve vermeyi üzerime alıyorum.” dedi. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurarak minberden indi: “Bundan sonra ne yapsa Osman’a zarar vermez, bundan sonra ne yapsa Osman’a zarar vermez.” (Tirmizi- Menkabe, 6. Cilt, 254. Sh.)
İbn Ebi’d-Dünya, Abdullah bin Selam’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Kuşatma altında iken kendisine selam vermek için Osman’ın yanına gittim, bana şöyle dedi:-Merhaba ey kardeşim. Dün gece rüyamda Rasulullah (s.a.v.)’i şu ışık penceresinde gördüm. Bana şöyle dedi:
-Ey Osman, seni kuşatma altına mı aldılar?-Evet.-Seni susuz mu bıraktılar?
-Evet.
Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.), içinde su bulunan kovayı bana sarkıttı. Ben o sudan kana kana içtim. Şimdi dahi o suyun serinliğini hissediyorum. Ben o suyu içtikten sonra Rasulullah (s.a.v.), bana şöyle dedi:
“İstersen onlara karşı sana yardım edilir, istersen yanımızda iftarı açarsın. Ben, Rasulullah (s.a.v.)’in yanında iftarımı açmayı tercih ettim. Osman o gün şehid edildi.” (İbn Kesir, El Bidaye Ve’n-Nihaye, Çağrı Yayınları 7. Cilt, 300. Sh.)
Ebu Ya’lâ el-Musilî ile Abdullah b. Ahmed b. Hanbel, Hz. Osman’ın azadlısı Ebu Said’in şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: “Hz. Osman, yirmi köle azad etti. Şalvar getirilmesini emretti. Daha önce ne cahiliye döneminde, ne de İslamiyet döneminde öyle bir şey giymiş değildi. Ve şöyle dedi: “Rüyada Rasulullah (s.a.v.) ile Ebu Bekir ve Ömer’i gördüm. Bana: “Sabret, sen yarın iftarını yanımızda açacaksın.” dediler. Sonra Hz. Osman, mushafın getirilmesini istedi. Getirilen mushafı açıp okumaya başladı ve mushaf önündeyken öldürüldü.” Hz. Osman, o gün avret yerleri görünmesin diye şalvar giymişti. Çünkü o çok utangaç ve hayalı bir kimse idi. Peygamber (s.a.v.)’in de ifade buyurduğu gibi gökteki melekler dahi ondan utanırlardı. (İbn Kesir, El Bidaye Ve’n-Nihaye, Çağrı Yayınları 7. Cilt, 300.- 301. Sh.)
Hz. Osman’ın başından akan kanın ilk damlaları önünde bulunan Kur’an-ı Kerim’in şu ayeti üzerine düştü:
“Onlara karşı Allah sana yeter.” (Bakara: 137.)
(İbn Kesir, El Bidaye Ve’n-Nihaye, Çağrı Yayınları 7. Cilt, 304. Sh.)
(Bir Şahıs Bir Olay isimli kitaptan)
Abdullah ÖZTÜRK








Bir yanıt yazın