O dediyse doğrudur diyen, doğrulukta doruk nokta Ebu Bekir.
-İslam’a davet edildiğinde herkes durup düşünürken hiç duraklamadan tereddütsüz iman eden Ebubekir.
-Bütün insanların imanı bir kefeye, Onun imanı bir kefeye konsa, imanı ağır basan Ebu Bekir.
-Aşere-i mübeşşereden üç kişi hariç hepsinin imanına vesile olan Ebu Bekir.
-Rasulün yanından hiç ayrılmayan Ebu Bekir.
-İslamdan önce de putlara tapmayan hanif bir tüccar olan Ebu Bekir.
-Cahiliye döneminde de hiç içki içmeyen Ebu Bekir.-Bütün servetini, İslam için harcayan fakat kendisi sade bir hayat yaşayan Ebu Bekir.
-Malının tamamını Allah yolunda harcayıp ailesine Allah ve Rasulünü bırakan Ebu Bekir.
-Bilal, Habbab, Lübeyne, Ebu Fukayhe, Amir, Zinnire, Nahdiye, Ümmü Ubeys gibi köleleri satın alıp azad eden Ebu Bekir.
-İbn Dugunne’ye: “Senin himayeni sana iade ediyorum. Bana Allah’ın himayesi yeter.” diyen Ebu Bekir.-Hicrette Rasulün yanındaki sahabi Ebu Bekir.
-İkinin ikincisi, mağarada Efendimize yoldaş olan Ebu Bekir.-Efendimiz hastalanınca ashaba namaz kıldıran Ebu Bekir.
-Vefatı Nebi vaktinde, “Muhammed’e kulluk eden varsa, bilsin ki o ölmüştür. Allah’a kulluk edenlere gelince, şüphesiz ki Allah diridir, bakidir ve ebedidir.” diyen Ebu Bekir.-Ridde olaylarını önleyen Ebu Bekir.
-Yalancı peygamberleri bertaraf eden Ebu Bekir.
-Ordusuna: “Kadın, çocuk ve yaşlılara dokunmayın, yemiş veren ağaçları kesmeyin, ma’mur bir yeri tahrip etmeyin, haddi aşmayın, korkmayın.” diye öğüt veren Ebu Bekir.
-Kur’an’ı iki kapak arasına toplayan Ebu Bekir.-Rasulün “İnsanlardan dost edinseydim, Ebu Bekir’i edinirdim.” dediği yakın arkadaşı Ebu Bekir.
-Beyaz yüzlü, doğan burunlu, sakalları kına boyalı, zayıf, sakin ve yumuşak huylu Ebu Bekir.-Kızı Aişe’nin rivayetine göre, Gözü yaşlı, gönlü hüzünlü, sesi zayıf Ebu Bekir.
-Bu ümmetin en hayırlısı olan Ebu Bekir.-Ya Ebu Bekir! Sen ki sıdkın ve doğruluğun timsalisin. Lakabın Sıddıktır. Seni reddedenler takıyye ile kirlendiler.Müşrikler, isra ve mirac olayından haberdar olunca, ümmetin önde gelenlerinden biri olarak Hz. Ebubekir’e (r.a.) gittiler: “Ey Ebubekir! Buna da inanacak mısın? Arkadaşın bir gecede Mekke’den Kudüs’e gidip geldiğini iddia ediyor. Şimdi ne diyeceksin? diye sordular. O da: “Bunları O mu söylüyor?” şeklinde karşılık verdi. Müşrikler: “Evet! O söylüyor.” dediler. Sıdkın ve imani teslimiyetin nasıl olması gerektiğini gösteren şu muhteşem sözü söyledi: “O dediyse doğrudur.” Hz. Ebubekir’i “Sıddık” makamına yükselten şu muhteşem cevabı sadece o zamanın müşriklerine değil, her asırda müslümanlara musallat olan yalancı münafıklara ve inkarcılara haykırırcasına diyordu ki: “Hz. Muhammed demişse, doğrudur, evet bir gecede Kabe’den Kudüs’e gidip gelmiştir. O, bize gökten vahiy geldiğini haber veriyor, biz de: “Amenna ve saddakna ya Rasulallah” diyoruz.” dedi.“Gökten kendisine haber geldiğine dair sabah akşam onu tasdik ediyorum. Mescid-i Aksa’ya gittiğine dair haberini mi tasdik etmeyeceğim!” (İbn Kesir, El Bidaye Ve’n-Nihaye, Çağrı Yayınları)
En üstün iman olan gaybi iman, Hz. Ebubekir’de şekil ve vücud buluyor ve o günden sonra, kıyamete kadar Hz.Ebubekir’in lakabı “Sıddık” oluyordu.İbn Dugunne Ebu Bekir’i himayesine aldı. İkisi birlikte Mekke’ye döndüler. Ancak şartlı olarak Ebu Bekir’i himayesine alan İbn Dugunne, Ebu Bekir’in açıktan ibadet etmesi ve inancını yaymaya devam etmesi sebebiyle şartları yerine getirmediğini iddia ederek ona ibadetini gizli yapmasını söyledi. Ebu Bekir, onun himayesine ihtiyacı olmadığını belirterek şöyle dedi: “Senin himayeni sana iade ediyorum. Bana Allah’ın himayesi yeter.” (Buhari, “Kefalet”, 4; “Menakıbu’l-ensar”, 45.)
Ebu Hureyre’den (r.a.) rivayetle, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bana Ebu Bekr’in malı kadar kimsenin malı faydalı olmadı. Müslüman olmasını teklif ettiğim herkesten bir zorluk gördüm, Ebu Bekr hariç. Zira o teklifim karşısında hiç tereddüd etmeden hemen kabul etti. Eğer kendime bir dost (halil) ittihaz etseydim, mutlaka Ebu Bekr’i dost edinirdim. Haberiniz olsun, arkadaşınız Allah Teala’nın dostudur. (Tirmizi- Menakıb, No: 3662.)
Ebu Said (r.a.) anlatıyor: “Rasulullah (s.a.v.) halka hitap ederek buyurdular ki: “Eğer, ben Rabbimden başkasını halil (dost) tutacak olsaydım, mutlaka Ebu Bekr’i halil edinirdim. (Allah arkadaşınızı kendine halil kıldı.) Ancak (aramızda) İslam kardeşliği ve İslam muhabbeti var. Mescide açılan (hususi) hiçbir kapı bırakılmayıp, hepsi kapatılacak, sadece Ebu Bekr’in kapısı açık bırakılacak.” (Buhari- Fezailu’l-Ashab 3, Menakıbu’l-Ensar 45, Mesacid 80; Müslim- Fezailu’s-Sahabe 2, (2382); Tirmizi- Menakıb, No: 3661.)
Buhari, Ayyaş b. Velid vasıtasıyla Urve b. Zübeyr’in şöyle dediğini rivayet eder: Amr b. As’a şöyle bir soru sordum: “Bana, müşriklerin Rasulullah’a yaptıkları en şiddetli eziyeti anlat.”Dedi ki: Bir ara Rasulullah (s.a.v.), Ka’be’de Hatim kısmında namaz kılmakta iken Ukbe bin Ebi Muayt gelip elbisesinin eteğini boynuna doladı ve boğacak derecede sıktı. Ebu Bekir’de gelip Ukbe’nin omuzundan tutarak Rasulullah’ın yanından uzaklaştırdı ve şu ayeti okudu: “Rabbim Allah’dır, dediği için bir adamı öldürüyor musunuz? Oysa o size Rabbinizden deliller getirmiştir.” (Mü’min: 28.) (İbn Kesir, El Bidaye Ve’n-Nihaye, Çağrı Yayınları)
Halifeliği zamanında bir gün hanımının canı tatlı istedi. O’da: “Sana tatlı alacak param yok.” dedi. Hanımı: “Ben günlük harcamalarımdan birkaç gün bir şeyler arttırayım onunla biraz tatlı alırız.” dedi. Hz. Ebu Bekir’in: “Olur.” demesi üzerine hanımı bu arttırmayı yapmaya başladı. Günler sonra az bir şey birikti. Hz. Ebu Bekir artan bu miktarı aldığı gibi beytülmale geri verdi ve: “İşte bizim günlük gıdamızdan artan miktar budur.” diyerek arttırdığı kadarını nafakasından düştü ve bunu sahip olduğu başka mallarından beytülmale ödedi. (İbnü’l- Esir, El- Kamil Fi’t- Tarih 2. Cilt, 388. Sh.)
Ebu İshak, Abdullah İbn Mesud’un şöyle dediğini nakletmiştir: İnsanların en ferasetlisi üç kişidir:Bunlardan biri, karısına: “Yusuf’a iyi bak.” (Yusuf: 21.) diyen Mısır azizidir.Diğeri, Hz. Musa için babasına: “Babacığım! Onu ücretli olarak tut. Ücretle tuttuklarının en iyisi, bu güçlü ve güvenilir adamdır.” (Kasas: 26.) diyen, kızdır ki, o da Şuayb peygamberin kızıdır.Üçüncüsü de, kendi yerine Ömer’i halife olarak bırakan Ebu Bekir’dir. (Hakim- El-Müstedrek 5. Cilt, 196. Sh.- Hadis No: 3373.) (Hakim- El-Müstedrek 6. Cilt, 567. Sh.- Hadis No: 4565.) (Taberani- Kebir)
(Bir Şahıs Bir Olay isimli kitaptan)
Abdullah ÖZTÜRK








Bir yanıt yazın